Türk Lirasının Simgesi Belirleniyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bir süre önce “Türk Lirası Simge Yarışması” adı altında yarışma açarak TL’nin yeni simgesinin belirlenmesini hedefliyordu.

Merkez Bankası’nın yaptığı son açıklamaya göre yarışma sonuçları bu ay içinde açıklanacak.

Oysa ki TL’nin kullanılmayan bir işareti var. İşaretin ne olduğundan önce nereden geldiğine bakalım.

Lira bildiğiniz üzere sadece Türkiye’de kullanılmıyor. Osmanlı’dan gelen bir gelenek ile Orta Doğu’da halen kullanımda. Akdeniz havzasındaki ülkeler İtalya’da ve Fransa’da (Livre adıyla) geçmişte kullanıldı.

Bunun haricinde halen kullanan bir ülke daha var: İngiltere. İngilizler Lira yerine Pound kelimesini kullanıyorlar ancak ifade edilen para birimi aslında aynı. İngiliz Poundu’nun sembolü şöyle:

£

İngiltere’de Türk Lirası’na da “Turkish Pound” deniyor. Son zamanlarda Google’ın özellikle ödemeyle ilgili servislerinde şöyle bir sembole rastlamışsınızdır.

İşte Türk Lirasının gerçek sembolü bu şekilde. Ancak kullanılmıyor. Aşağıdaki ekranda dünyada kullanılan tüm para birimlerinin işaretlerini ve Lira işaretini görebilirsiniz.

MacOS’un Character Viewer Ekranı ve Lira İşareti

Bu yarışmanın tamamlanmasından sonra simgenin yaygınlaşması süreci de kaçınılmaz bir süreç olacaktır. Çünkü yukarıdaki gördüğünüz ekranlara bu simgenin eklenmesi, bilgisayar işletim sistemlerinin, yazar kasaların, mobil cihazların ve hatta fontların güncellenmesi gibi bir süreç ile karşı karşıya kalacağız. Benim esas dikkat çekmek istediğim nokta burası. Y2K ya da YTL’ye geçiş süreçleri gibi yeni bir süreç bizleri bekliyor olabilir.

Bu konuyla ilgili genelge mi yayınlanacak yoksa mevcut kanunlarda değişiklik mi olacak bilmiyoruz. Yeni simgenin yaygınlaşması için ne gibi bir uygulama yapılacak hep birlikte göreceğiz.

Türkiye LinkedIN’e Alışıyor

LinkedIN profesyonel iş dünyasının en çok kullandığı sosyal ağ. Dünya üzerinde 200 ülkeden 135 milyondan fazla üyesi olan LinkedIN, aylık 300 milyon ziyaretçi tarafından ziyaret ediliyor ve aylık 2.3 milyar sayfa gösterimine sahip.

Üyelerinin %51’i erkek olan sitenin en yoğun yaş grubu %23 ile 35-44 arası üyeler. Bu yaş aralığını %21 ile 25-34 ve 45-54 yaş grubu üyeler oluşturuyor. Toplam üyelerin %64’ü 25-54 yaş arasındaki aktif iş gücünden geliyor.

İlginç bir şekilde üyelerin %9’u 18 yaş altında. Ancak dün Etohum 2012 zirvesinde Burak Büyükdemir’in verdiği girişimcilik yaşnın 13’e kadar indiği bir dünyada bu oran çok da tuhaf olmamalı.

Üyelerin sadece %42’si hem çocuk hem de kariyer yapmayı tercih etmiş. Hane gelirlerine bakarsak en büyük kesim %42 ile 0-50000$ arası geliri olan kesim. Üyelerin %31’i ise 50-100 bin dolar arası gelir sahip. Bu rakamlara göre üyelerin % 73’ünün yıllık geliri 100 bin dolar altında.  %73’lük kesimin daha yüksek ücretli işlere ulaşmak için LinkedIn’i kullandığından bahsedebiliriz.

Üyelerin eğitim durumuna bakınca %49 gibi büyük bir kısmın lise dengi okullardan, %28’nin ise ilk ve orta öğretim okullardan mezun olduğunu görüyoruz. Sanılanın aksine üniversite mezunu üye sayısı oldukça düşük.

LinkedIN’nin Gelişimi

Buraya kadar üyelerin gelişimini inceledik, biraz da sitenin tarafından bakalım. LinkedIN 2011 Ocak istatistiklerine göre son bir yılda toplamda %45 büyüdü. Bu dönemde en çok büyüyen üç ülke şu şekilde oldu:

  1. Endonezya (+%111)
  2. Türkiye (+%97.3)
  3. Brezilya (+%91.6)

Üç ülkenin de ortak noktası, en hızlı büyüyen ekonomiler içinde olmaları. Endonezya %6.5, Türkiye ise %8.3 ile büyümüştü.

En çok ilginin olduğu sektörler ise şunlar: Bilişim, Finans, Sanayi, Medikal, Eğitim, Tüketici Elektroniği, İnşaat, Kamu Hizmetleri

Önplana çıkan iş tanımları ise Girişimcilik, satış, mühendislik, Bilişim Teknolojileri, Eğitim, yönetim, destek, danışmanlık ve finans.

Görüldüğü üzere girişimcilik ve bilişim en çok rağbet gören alanlar. Dünkü etohum zirvesinin neden bu kadar kalabalık olduğunun şifresi burada gizli.

Not: LinkedIN hakkında o kadar yazıp da kendi profil sayfama link vermemek olmazdı.