Türkiye LinkedIN’e Alışıyor

LinkedIN profesyonel iş dünyasının en çok kullandığı sosyal ağ. Dünya üzerinde 200 ülkeden 135 milyondan fazla üyesi olan LinkedIN, aylık 300 milyon ziyaretçi tarafından ziyaret ediliyor ve aylık 2.3 milyar sayfa gösterimine sahip.

Üyelerinin %51’i erkek olan sitenin en yoğun yaş grubu %23 ile 35-44 arası üyeler. Bu yaş aralığını %21 ile 25-34 ve 45-54 yaş grubu üyeler oluşturuyor. Toplam üyelerin %64’ü 25-54 yaş arasındaki aktif iş gücünden geliyor.

İlginç bir şekilde üyelerin %9’u 18 yaş altında. Ancak dün Etohum 2012 zirvesinde Burak Büyükdemir’in verdiği girişimcilik yaşnın 13’e kadar indiği bir dünyada bu oran çok da tuhaf olmamalı.

Üyelerin sadece %42’si hem çocuk hem de kariyer yapmayı tercih etmiş. Hane gelirlerine bakarsak en büyük kesim %42 ile 0-50000$ arası geliri olan kesim. Üyelerin %31’i ise 50-100 bin dolar arası gelir sahip. Bu rakamlara göre üyelerin % 73’ünün yıllık geliri 100 bin dolar altında.  %73’lük kesimin daha yüksek ücretli işlere ulaşmak için LinkedIn’i kullandığından bahsedebiliriz.

Üyelerin eğitim durumuna bakınca %49 gibi büyük bir kısmın lise dengi okullardan, %28’nin ise ilk ve orta öğretim okullardan mezun olduğunu görüyoruz. Sanılanın aksine üniversite mezunu üye sayısı oldukça düşük.

LinkedIN’nin Gelişimi

Buraya kadar üyelerin gelişimini inceledik, biraz da sitenin tarafından bakalım. LinkedIN 2011 Ocak istatistiklerine göre son bir yılda toplamda %45 büyüdü. Bu dönemde en çok büyüyen üç ülke şu şekilde oldu:

  1. Endonezya (+%111)
  2. Türkiye (+%97.3)
  3. Brezilya (+%91.6)

Üç ülkenin de ortak noktası, en hızlı büyüyen ekonomiler içinde olmaları. Endonezya %6.5, Türkiye ise %8.3 ile büyümüştü.

En çok ilginin olduğu sektörler ise şunlar: Bilişim, Finans, Sanayi, Medikal, Eğitim, Tüketici Elektroniği, İnşaat, Kamu Hizmetleri

Önplana çıkan iş tanımları ise Girişimcilik, satış, mühendislik, Bilişim Teknolojileri, Eğitim, yönetim, destek, danışmanlık ve finans.

Görüldüğü üzere girişimcilik ve bilişim en çok rağbet gören alanlar. Dünkü etohum zirvesinin neden bu kadar kalabalık olduğunun şifresi burada gizli.

Not: LinkedIN hakkında o kadar yazıp da kendi profil sayfama link vermemek olmazdı.

Kablosuz Ağlarda Yavaşlama Sorunu

Kablosuz bağlantı kısaca Wireless olarak ifade ettiğimiz bağlantı çeşitleri gün geçtikte artıyor. Bugün kullandığımız kablosuz bağlantı cihazlarının çoğu 2.4 GHZ bandını kullanmakta. Kablosuz internet gibi günlük hayatımızda çok sık kullandığımız telsiz telefonların da 2.4 GHz bandını kullandığını da göz ardı etmeyelim.

Özellikle kablosuz bağlantıların yoğun olarak kullanıldığı bölgelerde bazı performans sorunları yaşanabiliyor.

Problemi daha doğru algılayabilmek için işin biraz tekniğine bakmamız gerekiyor:

Kablosuz 2.4 Ghz bant genişliği – ki MHz cinsinden 2400 Mhz eder – olarak ifade ettiğimiz aralık aslında 2400 Mhz – 2499 Mhz arasında kalan aralığı ifade etmektedir.

2.4 Ghz olarak geçen tüm cihazlar bu aralık içinde kendisinin kullanacağı bir aralık seçer ve bunu kullanırlar. Bu aralıklara Channel (Kanal) adı verilmiştir.

1. Kanal 2412 MHz’dedir ve bunu takiben her 5 Mhz’de bir kanal vardır. IEEE Toplam kanal sayısını 11 olarak belirlemiştir.

Böylece teorik olarak aynı anda en çok 11 adet cihaz çalışabilir. Kablosuz modemlerin kapsama alanlarının 100-300 metre arasında olduğunu düşünürsek bu büyük bir problem olmayabilir.

Bu bölgede 12. cihaz çalışmaya kalktığında ise problem çıkacaktır. Bu da genellikle aşırı yavaşlık olarak tespit edilebilir.

Cihazların bir çoğu otomatik olarak boş bir kanal seçmeye göre yapılmıştır. Ancak bazı durumlarda cihazlar aynı kanalı kullanmaya çalışabilir. Böyle bir durumda kullanılan cihazın ayarlarından kanal değişikliği yapılarak sorun çözülebilir.

Not: WLAN çalışma prensipleri hakkında detaylı bilgi için: http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_WLAN_channels