İnternet Yasaklarında Adres Engelleme Dönemi Başladı

youtube-engellemesi9 Ocak 2014′de Türk İnternet Dünyası’nda devrim oldu diyebiliriz. Bugüne kadar yüzlerce sitenin yasaklandığını takip ediyorduk. YouTube, Blogspot, Vimeo gibi pek çok site çeşitli sebeplerden ötürü mahkeme kararıyla kapatılıyordu.

Önceki yasaklamalardan edindiğimiz bilgiye göre yasaklanacak içerik önce içerik sağlayıcıya bildirilip çıkarılması isteniyordu. Bildirilebilecek bir makam yoksa da siteye erişim tamamen engelleniyordu. Çoğu kez yetkili birime ulaşılamadığı için de engelleme yürürlüğe konuyordu. Bu tip engellemeler alan adlarının ip adreslere dönüştürüldüğü DNS sistemleri üzerinde ya da sitenin IP adresine erişim tamamen kesiliyordu.

DNS bazlı bir engelleme aslında oldukça basit bir engelleme tekniği. Çoğu kullanıcının bilgisayarları hizmet aldıkları ISP’nin DNS sistemlerini kullandığından engelleme ISP’nin hali hazırdaki DNS sunucusundan yapılıyor ve kullanıcı gerçek site yerine engelleme mesajının yer aldığı sayfaya yönlendiriliyordu. Bu durumda engellenen site farklı bir DNS sunucusu kullanan kullanıcı tarafından görüntülenebiliyordu.

IP engellemesinde ise sitenin çalıştığı IP adres(ler)i engellendiği için erişim tamamen engellenmiş oluyordu. IP engellemesi ağ sistemlerinin çalışma prensibi gereği yönlendirici adı verilen cihazlar üzerinde kolaylıkla yapılabilen bir işlemdi.

Ancak YouTube’a son yapılan engellemede YouTube’un tamamının değil sadece bir sayfasının engellendiğini gördük. Bu tip engellemenin yapılabilmesi için daha karmaşık bir işlem gerekiyor. Bunu anlatabilmek için bir sayfaya erişmek istediğimizde neler olduğuna bakmak lazım.

Tarayıcınıza websitesinin adresi girildiğinde, tarayıcı yazılımınız internet hattınızdan ornek.com adresini açmak istediğinize ait bir bilgi gönderir. Bunu bir zarf gibi düşünebiliriz. Bu zarf üzerinde karşı tarafın ve sizin tarafın bilgileri bulunur. İşte adres bazlı engelleme de bu zarfın içeriği taranarak yapılıyor. Eğer zarfın içinde ornek.com/engellenen_adres gibi adres geçiyorsa bu isteğiniz karşı tarafa iletilmediği için web sitesi yanıt veremiyor:

Screen Shot 2014-01-10 at 9.05.14 AM

Bu işlem tüm siteyi engellemediği için başta daha iyi gibi gözükse de, tüm veri iletişiminizin filtreden geçtiğini gösteriyor. Bugün sadece bir web adresi filtrelenirken, yarın bir web sitesi üzerinden gönderdiğiniz mesajlar ya da görüntülediğiniz sayfanın içeriği de kelimelere bakılarak filtrelenebilir.

Ancak tüm bu veri trafiğini incelemek ise ciddi bir altyapı gerektiriyor. Ek olarak HTTPS üzerinden çalışan sitelerde zarf adresleri açık olsa da zarfın içeriğindeki bilgiler ( örn. gönderdiğiniz mesajlar ) şifreli olduğu için filtreler tarafından algılanması mümkün değil. Fakat bu bilgiler de ulaşılamaz değil, şifre kırma yazılımlarıyla saatler/günler hatta yıllar süren uğraşlarla da bu bilgilere erişim teknik olarak mümkün.

Yandex’in Navigasyon Çözümü Yandex Navigator Türkiye’de

Özellikle İstanbul trafiğinin içinden çıkılmaz bir hale geldiği bu günlerde Yandex, Türkiye yatırımlarının beklenen bir diğer hamlesi olan navigasyon çözümü Yandex Navigator’ü ücretsiz olarak kullanıma sundu.

Android ve iOS platformalarına yönelik yayınlanan navigasyon yazılımı Yandex’in harita, panorama ve trafik datalarından elde ettiği bilgiyi daha pratik bir şekilde kullanıma sunuyor.

Bu uygulama ile birlikte faha önce Yandex harita uygulamasındaki yol tarifi algoritması Yandex Navigator’da da kullanılmış olarak gözüküyor.

yandex-navi-trafik-yogunluguna-gore-rota-oneriyor

Yandex Navi Trafik Yoğunluğuna Göre Rota Öneriyor

Yandex Navigator’un bir diğer özelliği ise yine haritalarda kullandığı trafik yoğunluğu verilerinin uygulamaya aktarılması. Böylece başta belirttiğimiz üzere planlanan güzergah üzerinde trafik yoğunuluğu oluştuğunda Navigator size daha uygun bir yol tarifi sunabiliyor.

Trafiğin olmadığı alternatif rotaları kullanmak size zaman kazandırdığı gibi trafikteki diğer araçlara yer kaldığından trafiğin rahatlamasına da yardımcı olmasından dolayı sosyal bir fayda da sağlıyor. Eldeki mevcut yol stoğu daha etkin kullanılabiliyor.

Diğer yandan navigator ve maps uygulamaları ile trafiğin durumunu kontrol edip trafiğin nispeten rahatladığı saatlerde trafiğe çıkma kararı almanız mümkün.

Piyasada satılan harici navigasyon cihazlarında trafik verisi olmadığı için bu imkandan yararlanmanız mümkün değil. Fiyatları diğer cihazlara göre pahalı olan bazı navigasyon cihazları yine telefonunuzun hattını kullanarak trafik verilerine ulaşabiliyorlar.

Yalnız piyasada satılan bu cihazların fiyatları hem 300-400 TL dolaylarında hem de güncelleme yapılıp yapılmayacağı belirsiz. Bu cihazlara bu parayı verip birkaç sene sonra çöpe atmanız olası. Bunun yerine telefon ve/veya tablet bilgisayarınıza navigasyon özelliği olan bir yazılım yüklemeniz daha mantıklı.

Cihazınızda GPS ve 3G bağlantınız varsa bu tür sistemlerden rahatlıkla faydalanabiliyorsunuz. Üstelik birkaç eklemeyle cihazınızı yol bilgisayarı haline de getirebilirsiniz.

Ben uzun bir süredir yine bir Rus firması olan Navitel’i kullanıyorum. Navitel de Yandex gibi trafik yoğunluğunu gösterebiliyor. Navitel’in uygulaması ile ilgili başka bir yazıda detayları aktaracağım. Şimdilik Navitel ile Yandex arasında gördüğüm farklılıkları belirterek devam edeceğim.

Android platformunda denediğim Yandex’in uygulaması oldukça hızlı çalışıyor. Zaten Maps uygulamaları ve Maps içindeki Panorama özelliği de çok yüksek performansta çalışmaktaydı.

yandexle-olimpiyat

Yandex’le Atatürk Olimpiyat Stadı’na…

İlk bakışta standart navigasyon işleri için Yandex oldukça yeterli gözüküyor. Navigasyon sistemlerinde bir diğer önemli nokta da düzgün ve mantıklı rota tespiti. Hatırlarsanız Apple kendi harita sistemine geçtiğinde haritaya güvenen kullanıcılar oldukça mağdur oldular. Keza geçmişte Google Maps’in Türkiye’de henüz tamamlanmamış yolda 20-25 km topraktan gitmemizi zorlamışlığını da yaşamışlığım vardır. Bu noktada Yandex haritalar oldukça yeterli tutarlılıkta yol tarifleri sunmaktaydı aynı algoritmaları navigasyonda da kullandıklarına göre çok büyük sıkıntı yaşatmayacaktır.

Henüz yol testi yapamadım ancak birkaç gün içinde yol testi sonuçlarını ve izlenimlerimi de burada paylaşacağım.

Son olarak Yandex Navi’ye navi.yandex.com.tr adresinden Google Play ya da Apple Store‘dan indirebilirsiniz. QR readerınız varsa yandaki QR kodunu da kullanabilirsiniz.

Cep Telefonunda Bir Devir Sona Erdi

3 Eylül 2013′ü dünyanın kısa teknoloji tarihinde bir mihenk taşı olarak ifade edebiliriz. 1990′lardan beri hayatımıza giren cep telefonlarında konvansiyonel modellerden akıllı telefonlara geçiş bugün itibariyle tamamlandı denilebilir.

Bu öngörümün nedeni Microsoft’un akıllı telefon dönemine ayak uyduramaması nedeniyle zora giren Nokia’nın mobil telefon departmanını satın alması. Uzun yıllar cep telefonu pazarını domine eden Nokia, önce iPhone sonra da Android cihazların yeni telefon pazarını ele geçirmesiyle zora girmişti.

Yeni telefon satamayan Nokia son yılları rekor zararlarla kapatmış, son çare olarak mobil telefon pazarında ilk oyuncu olmasına rağmen Apple ve Google’a karşı ağır yenilgi almış Microsoft ile güçlerini birleştirerek Windows Phone tabanlı Nokia Lumia serisini piyasaya sürmüştü. Lumia’nın Nokia’yı kurtarabilmesi için dünyada eşi benzeri görülmemiş bir tüketim çılgınlığı yaşanması gerekiyordu. Ancak bu hayal çok uzun sürmedi ve Nokia sonunda pes etti.

Nokia 5.5 Milyar Euro’ya El Değiştirdi

Bugün Microsoft’un yayınladığı basın açıklamasında Nokia’nın cep telefonu departmanı, bu alandaki patentleri ve önemli yatırım yaptığı haritalama servisleri Microsoft’a geçti. Anlaşma dahilinde 32000 Nokia personelinin de Microsoft’a geçecek olması anlaşmanın büyüklüğünü ortaya seriyor. İşin ekonomik yanından bakarsak 3.8 milyar eurosu telefon üretimi, 1.65 milyar eurosu ise patentler olmak üzere toplam 5.44 milyar euroluk bir anlaşma söz konusu.

Toplam tutarın 1/3′lük bölümünün patentlere ödendiği görülüyor. Patentlerin ne kadar önemli olduğunun bir kez daha ispatlandığını söyleyebiliriz. Cihaz üretimi bölümü için ödenen 3.8 milyar ise 32000 personel ve kurulu üretim tesisleri için verildi.

Microsoft geçen yıl Skype için 8.5 milyar dolar yani 6.5 milyar Euro ödemişti. Ödenen rakama bakılırsak Microsoft’un Nokia’yı ucuza aldığını ya da Nokia’nın akıllı telefonlar nedeniyle çok değer kaybettiğini söyleyebiliriz.

Peki Bundan Sonra Neler Olabilir?

Microsoft’un satın alması sonucu Nokia’nın bundan sonra Microsoft Windows tabanlı cihazlar dahilinde kalacağını öngörmek güç değil. Muhtemelen alt segmentler için üretilen Windows olmayan cihazlar piyasadan kalkacaklar. Belki Microsoft’un önümüzdeki yıllarda bu segment için kısıtlı özelliklere sahip olan bir Windows sürümü hazırlaması beklenebilir.

Öteki yandan Windows mobil işletim sistemi Apple’daki gibi bir riskle karşı karşıya kalabilir. Nokia dışında HTC ve Huawei’nin birkaç modelde kullandığı Windows Mobile bu gelişme karşısında Windows Mobile kullanımına devam edip etmeyecekleri önümüzdeki dönemde ortaya çıkacak. Muhtemelen her iki üretici de bir süre daha mevcut konumlarını koruyacaklar. Ancak Windows Mobile ve Nokia, aynı Apple ve iOS’da olduğu gibi bir arada anılmaya devam edebililer.

Sektörel açıdan bakarsak konvansiyonel cep telefonu döneminin bittiğini artık söyleyebiliriz. Ericsson, Nokia gibi geleneksel cep telefonu üreticileri artık yoklar. Cep telefonu sektörü artık yazılımlarının ABD ekseninde, donanım tarafının da Uzakdoğu – ABD ekseninde olduğu bir sektör haline geliyor. İskandinav ülkeleri yenilikçi pazara ayak uyduramayacak sektör dışında kaldılar.

Mobil Cihazlarda Dolmuş Keyfi!

Özellikle mobil cihazlar ve sosyal ağın genişlemesiyle PC ve konsol oyunları konusunda bir gelişme elde edemesek de artık oyun geliştirme platformlarının da gelişmesi sonucunda mobil oyun konusunda çok güzel örnekler çıkmaya başladı.

Yıllar önce aklımıza gelmiş bir projenin yapıldığını görmek biraz üzse de birinin çıkıp yaptığını görmek daha fazla sevindiriyor. Böyle olunca da oyunla iglili birkaç kelime yazmak istedim.

Oyunun adı Dolmus Driver, arayüzü tamamen ingilizce yapılmış olsa da tüm sesler, oyun kurgusu bize özgü. Oyun oynanış türü Sega’nın 2000′de yayınladığı Crazy Taxi’ye benziyor. Tabi bu bir kopyalama olarak algılanmamalı. Örneğin Worms ile Angry Birds arasındaki benzerliğe bakabiliriz. İki oyun da benzer oyun temelleri üzerine kurulmuş ancak alttaki kurgu farklıdır.

Oyuna geri dönersek, oyundaki üç dolmuş hattında üç farklı model minibüsü kullanarak durakta hatta orta refüjde bekleyen yolcuları toplayarak para ve zaman kazanıyorsunuz. Yolcuları checkpointlere getirdiğinizde yani indi bindi yaptırdığınızda para kasanıza ekleniyor. İndi bindi olayını checkpoint olarak kullanmak oldukça güzel bir çözüm olmuş. Tebrikler!

Araç hızı ilerledikçe hızlanıyor. Bu hız yetmezse aracınızdaki NOS’u çalıştırarak daha da hızlanabiliyorsunuz. Tabi İstanbul trafiği malum. Zamanında varmak için emniyet şeridini kullanabiliyorsunuz. Fakat EDS var hemen bir polis aracı arkanıza gelip ceza yazıyor. Üstelik EDS’te ara sıra polis engelleri var. O yüzden siz siz olun EDS şeridini kullanmayın. Ne gerçekte ne de oyunda!

Dolmus-Driver-2

İlk olarak Beşiktaş-Taksim hattında başladığınız oyunda 400.000 TL topladığınızda Bakırköy-Taksim hattına geçebiliyorsunuz. Metrobüsünden Unkapanı köprüsüne kadar gerçeğine yakın parkurda yine para kazanabiliyorsunuz. Üçüncü hat olan Kadıköy-Taksim hattını da yakında oyunda göreceğiz. Ama bana kalırsa Bostancı-Taksim hattını yapmaları gerekir. O dolmuş Ziverbey’den geçmeli o kadar!

Tabi tam yeri gelmişken seslendirmeler de çok iyi. Oyunun arayüzü ingilizce demiştik ama seslendirmeler tamamen Türkçe. Dolmuş jargonundaki pek çok kelimeler oyuna güzel bir şekilde eklenmiş. Birkaç tanesini yazmadan olmaz:

10 Liranın Üstü Vardı

Şu bacaklarını toplayabilir misin bilader?

Şöför bey gaz kosu mu geliyor?

 

Bu kalıplaşmış sözler haricinde eğlenceli sözler de var:

Herkese benden Kadıköy!

Işınla bizi Scotty!

Şöför bey çok ani fren yapıyorsunuz içimiz çıktı burada!

İneceğim yer ne kadar müsait olabilir?

 

Benim favorim ise “Beşiktaş ne kadar? Ama iki tane Beşiktaş. Ne kadar?”

Son olarak nasıl oynayabiliriz onu söyleyelim. Oyun Android ve Apple AppStore’da var. Android kullanıcıları ücretsiz oynayabilirken iOS kullanıcıları cüzi bir fiyat karşılığı (iPhone için 1.79 TL, iPad için de 3.59TL’den) oyunu yükleyebiliyorlar.

Mobil Cihazlara Göre İndirme Linkleri

Android için Google Play: https://play.google.com/store/apps/details?id=gripati.game.dolmusdriver
iPhone için AppStore: https://itunes.apple.com/app/dolmus-driver/id663670624
iPad için AppStore: https://itunes.apple.com/app/dolmus-driver-hd/id592412693

 

Google I/O 2013′ten İlk Gün Özeti

Google I/O 2013 - 15 - 17 Mayıs Tarihleri Arasında Düzenleniyor

Google I/O 2013 – 15 – 17 Mayıs Tarihleri Arasında Düzenleniyor

Google’ın merakla beklenen Google I/O 2013 etkinliği başladı. Altıncı kez düzenlenen etkinliğin ilk gününde 440 ayrı izleme partisinde binlerce geliştirici bugünü takip etti. Canlı yayın ise YouTube üzerinde 1 milyondan fazla kişi tarafından izlendi.

Android Cephesi

Dünyanın en yaygın işletim sistemi olduğu açıklanan Android, 2011′de 100 milyon, 2012 de ise 400 milyon aktivasyon yapmıştı. Bu yıl ise 900 milyon aktivasyona ulaşıldığı açıklandı.

Google yetkilileri Android’in önünde çok daha uzun bir yol olduğunu gösterdi. İçinde Türkiye’nin de bulunduğu Ortadoğu, Afrika, Asya gibi geniş bir coğrafyada Android kullanımı %10′u geçmiyor.

Android’in bir diğer yanı da Play Store’daki uygulamalar. Bugüne kadar 48 milyar uygulamanın indirildiği açıkladı. Bunların 2,5 milyarı ise son ayda gerçekleşti. Takip edenlerin anımsayacağı gibi daha uzun bir geçmişe sahip olan Apple store birkaç gün önce 50 milyar barajını geçmişti.

Yazılımcılar için açıklanan ilk özellikler Android Google Maps API’si ile ilgili.

Fused Location Services, GPS, Wifi ve telefon şebekesinden yararlanarak düşük güç tüketimi ile hızlı yer tespiti sağlayan bir servis. Bu servis o kadar verimli çalışıyor ki 1 saat açık kalsa bile pilin %1′inden daha azını tüketiyor.

Diğer bir servis ise geofencing. Sonuncu açıklanan api ise Activity recognation. Bu servis de GPS gibi sistemler kullanılmadan kullanıcının motorlu taşıt, bisiklet ya da yürüyerek hareket edip etmediğini tespit ediyor.

Google Chrome hızlandı

Google Chrome önceki yıla göre masaüstünde %57, mobilde ise %25 civarında hızlandı.

Chrome tarafında da önemli geliştirmeler sözkonusu. Chrome’un çoklu ekran desteği tanıtılırken. PNG, JPG ve hatta hareketli GIF yerine kullanılabilecek ve JPG’e göre %24-35 arası daha küçük dosya boyutu sağlayan WebP formatı da tanıtıldı. Bu formatı Chrome haricinde Opera 11.10 üstü ve IE’deki Chrome Frame plugini destekliyor.

Ayrıca Google Play, Google Maps ve Google + arayüzlerindeki yenilikler de tanıtıldı.

Uzay Yolu’na az kaldı, Müsait Bir Yerde İnecek Var!

Bir diğer ilgi çeken özellik ise Google Sesli Arama özelliği. Artık “Okay Google” kelimesini söylemek Android ya da Chrome’un sizi pür dikkat dinleyip arama sonucu getirmesi için yeterli oluyor.

Üstelik sesli aramada birbiriyle ilgili sorular da sorulabiliyor. İlk soru Antalya’daki otelleri görmek istiyorum iken, ikinci soru “ne kadar uzakta” olabiliyor. Google, önceki sorunun Antalya ile ilgili olduğunu algılayıp şu anki koordinatlardan nasıl gidilebileceği hakkında bilgi alınabiliyor.

Tabii ki Google’ın yenilikleri bunlarla sınırlı değil. Google üç günlük etkinlik sırasında pek çok yeni servisini sunarak rakiplerine gözdağı verecek. I/O 2013 süresinde pek çok yenilik izleyicilere sunulacak.