VPN Kullanırken Dikkatli Olun

Twitter'da Two Factor Authentication Açıkken

Twitter’da Two Factor Authentication Açıkken

Uzun bir süredir yasaklar gündemde düşmüştü ama malum seçim vs. gelirken yine yasaklamalar gündeme geldi oturdu. Herkes kendine göre çözümler üretmeye çalışıyor. Bunlardan biri de VPN kullanmak.

VPN temel olarak sizle VPN sağlayıcısı arasında şifreli bir tünel kuruyor ve tünel dışarıdan takip edilemiyor. Takip olmayınca hangi siteye girdiğiniz de tespit edilemediğinden otomatik olarak yasakları aşmış oluyorsunuz. Fakat bu noktada size VPN sağlayan firma çok önemli bir noktada.

Eğer VPN sağlayan firma da kötü niyetli ise verileriniz takip edilebilir, kişisel hesaplarınızı kaybedebilirsiniz.

Özellikle Twitter, Facebook, Google vb. siteleri kullanıyorsanız iki aşamalı güvenlik özelliğini açmalısınız. Bu ek güvenlik önlemi açıldığında hesabınıza erişmek için şifrenin yanı sıra SMS olarak gelecek geçici şifreyi de girmeniz gerekiyor. Tanıdık geldi değil mi? Evet bankalara girdiğiniz sistemin aynısı.

Facebook için yapılacaklar:

1. https://www.facebook.com/settings?tab=mobile adresinden hesabınızı telefon numaranız ile eşleştirin.

Ek olarak aşağıdaki adresten de 2FA özelliğini açabilirsiniz:

2. https://www.facebook.com/settings?tab=security&section=code_generator

Twitter için yapılacaklar:

1. https://twitter.com/settings/security adresinden SMS gönderimini açın.

Google için yapılacaklar:

1. https://myaccount.google.com/ adresine giriş yaparak 2FA Authentication kısmına girerek korumayı açın.

Bu sistemleri aktive ederken mutlaka size test SMS’i gönderilecek ve SMS’teki şifrenin girilmesi istenecektir. Bu SMS gelmeden aktivasyon işlemi de olmayacaktır.

SMS haricinde telefona kuracağınız şifre oluşturma yazılımı ile de giriş yapabilirsiniz. Akıllı telefon kullanıcıları aşağıdaki programları tercih edebilirler.

Bu programlara sitelerinizi tanıtmak için ilgili siteler bir defalık şifre ya da QR kod oluşturacaktır. Bu kodu girdiğinizde ya da QR kodu telefona tarattığınızda otomatik olarak listeye eklenecek ve çalışmaya başlayacaktır.

Son olarak uygulama oluşan şifreyi siteye geri girmeniz istenecektir. Böylece sistemin çalıştığı da sınanmış olacaktır.

Google Authenticator – Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.google.android.apps.authenticator2

Google Authenticator – iOS : https://itunes.apple.com/us/app/google-authenticator/id388497605?mt=8

Authy – Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.authy.authy

Authy – iOS : https://itunes.apple.com/us/app/authy/id494168017?mt=8

Sonuç

SMS ve 2FA güvenlik önlemleri aslında sadece VPN kullanırken değil, her zaman kullanılmasında fayda olan servisler. Bu servisler sayesinde şifreniz üçüncü kişilerin eline geçse dahi telefonunuz size olduğu müddetçe hesaplarınız hakkında içiniz rahat olur.

Apple Neden Diğerlerinden Farklı?

Apple WWDC 2014 2 Haziran'da Başlıyor Apple WWDC 2014 2 Haziran’da Başlıyor[/caption]

Tüm Apple dünyası 2 Haziran’da gerçekleşecek WWDC’ye kilitlendi. Yine Apple’cıları için adeta Eurovision kıvamında geçecek bir gece bekliyor. Peki bu Apple neyi doğru yapıyor da gerek Google, gerek Microsoft gerekse de Samsung gibi rakipleri bu kadar sükse yapamıyor?

Donanım Kraldır

İnternette son yılların sloganı Content is the King yani İçerik kraldır. Apple içerik konusunda da tabii ki kral. Bu konuda Google da iyi elbette. Ancak Apple ile Google’ın kulvarları zaman zaman çakışsa da aynı değildir. Google’ın tüm amacı dünya üzerindeki her türlü datayı işleyebilmek. Evet biraz 1984 ütopyasını çağrıştırıyor gibi.

Konumuza dönersek, Apple’ın yaptığı en önemli iş donanıma uygun yazılım geliştirmek değil, yazılıma uygun donanım geliştirmektir. Apple’ın kullandığı cihazlar temelde aynı kökten gelmektedir. Böylece donanım-yazılım uyumu için minimum efor sarfederek ayrıntılara vakit ayırabilmektedir.

En büyük rakiplerinin Samsung (Donanım) ve Microsoft(Yazılım) olduğu düşünülürse Apple’ın ne olduğu görülebilir. Apple yukarıda bahsettiğim bu avantajı işin her iki tarafında da durarak daha da pekiştirmiştir.

Örnek vermek gerekirse aynı kökten gelen Linux tabanlı sistemlere bakalım. Linux dağıtımlarından en popüleri olan Ubuntu’nun geliştirme süresinin %45’inin yeni donanımlara uyum için harcandığı düşünülürse Apple’ın avantajının ne kadar fazla olduğu açıktır.

Microsoft ve Google da Donanıma El Attı

Motorola MPX 200, Microsoft işletim sistemi ile ülkemizde akım yaratmıştı.

Motorola MPX 200, Microsoft işletim sistemi ile ülkemizde akım yaratmıştı.

Rakipleri bu duruma daha yeni uyanabilmiştir? İlk akıllı telefon işletim sistemini yapan Microsoft – Palm ve MPX 200 ya da kısaca Microsoft CE diyelim siz anlayın – Apple’ın ortaya çıkmasıyla tabiri yerindeyse çok yanlış geldiğini görüp işletim sisteminini çöpe atmıştır. Microsoft daha geçen sene Nokia’yı alarak donanıma el atabildi. Ancak müzmin loser Microsoft’un gidip bir diğer loser’ı alarak ne kadar başarılı olabileceği ayrı konu: Microsoft Windows 8 ile Deplasmana Çıkıyor

Yukarıdaki yazımda da belirttiğim üzere Microsoft’un ekmeğini almak isteyen rakipleri her zaman başarılı olmuşlar. İnternet tarayıcı pazarını tek başına domine eden Microsoft’un şimdi geldiği durumu düşünmeniz yeterli.

Bu durumda 15-20 yıl geriden olan Microsoft’un Apple’ın nasıl yakalacağı tam bir Zeno Paradoksu haline dönüşüyor. Tabi onun da gerçekleşebilmesi için Microsoft’un tavşan, Apple’ın da kaplumbağa performansı vermesi gerekiyor.

Öte yandan Google da Android’in Android olduğu dördüncü sürümü öncesi Motorola’yı alması da Google’a önemli deneyimler kattı. Ama kafası bağda değil üzümde yani veride olan Google, Motorola’yı sadece donanımı daha iyi anlamak üzere aldı. İçinden alacağı know-how’ı alıp kalan posayı Çinlilere sattı.

Sonuç

Sonuç olarak Apple’ın piyasada halen olduğu yerde devam edeceği ortada. Microsoft daha yolun başında.

Kuşkusuz Google Apple’a en yakın rakip. Yazılım olarak bakarsak kusurları olsa da Apple’ı yakaladıklarını söyleyebiliriz. Fakat donanım uyumluluğu konusunda Apple’ın avantajına sahip olmadığı için Google tam olarak Apple’ı yakalayamıyor. Ama Google’ın umrunda değil. Google’ın derdi Apple olmaktan çok telefondaki verileriniz ile ilgili. Yeni bir Android telefon kurarken onayladığınız sözleşmeye bir göz atmanız yeterli. iPhone’u çok işe yaramasa da belki iCloud hesabına bağlamadan da kullanabilirsiniz. Ancak bir Android’i Google hesabıyla bağlamadığınız sürece 155’i bile aramanız mümkün değil!

Son olarak da Samsung’dan bahsedelim biraz. Samsung, Apple’ı donanım olarak taklit ederek işe başladı. Evet, ilk tabletleri iPad’e o kadar benziyordu ki ABD’de satışı yasaklandı. Apple’ı fason olarak üreten Samsung, üretim proseslerini kullanarak donanım olarak Apple’ı yakaladı ama yazılım konusundaki handikap Samsung için de geçerli. Ancak bu durum fazla uzun sürmeyebilir. Son zamanlarda kendi işletim sistemine geçeceği yönünde haberler artmaya başladı. Intel ile birlikte geliştirdikleri Tizen ile Apple’a rakip çıkmayı arzuluyor. Samsung, gelecekte Tizen ile iyi bir atak yapıp Apple’ı yakalayabilir. Bu noktada Google’dan daha fazla şansları var gibi gözüküyor ama işin sonunda Dimyat’a pirince giderken elindeki bulgurdan da olmak var.

Yandex’in Navigasyon Çözümü Yandex Navigator Türkiye’de

Özellikle İstanbul trafiğinin içinden çıkılmaz bir hale geldiği bu günlerde Yandex, Türkiye yatırımlarının beklenen bir diğer hamlesi olan navigasyon çözümü Yandex Navigator’ü ücretsiz olarak kullanıma sundu.

Android ve iOS platformalarına yönelik yayınlanan navigasyon yazılımı Yandex’in harita, panorama ve trafik datalarından elde ettiği bilgiyi daha pratik bir şekilde kullanıma sunuyor.

Bu uygulama ile birlikte faha önce Yandex harita uygulamasındaki yol tarifi algoritması Yandex Navigator’da da kullanılmış olarak gözüküyor.

yandex-navi-trafik-yogunluguna-gore-rota-oneriyor

Yandex Navi Trafik Yoğunluğuna Göre Rota Öneriyor

Yandex Navigator’un bir diğer özelliği ise yine haritalarda kullandığı trafik yoğunluğu verilerinin uygulamaya aktarılması. Böylece başta belirttiğimiz üzere planlanan güzergah üzerinde trafik yoğunuluğu oluştuğunda Navigator size daha uygun bir yol tarifi sunabiliyor.

Trafiğin olmadığı alternatif rotaları kullanmak size zaman kazandırdığı gibi trafikteki diğer araçlara yer kaldığından trafiğin rahatlamasına da yardımcı olmasından dolayı sosyal bir fayda da sağlıyor. Eldeki mevcut yol stoğu daha etkin kullanılabiliyor.

Diğer yandan navigator ve maps uygulamaları ile trafiğin durumunu kontrol edip trafiğin nispeten rahatladığı saatlerde trafiğe çıkma kararı almanız mümkün.

Piyasada satılan harici navigasyon cihazlarında trafik verisi olmadığı için bu imkandan yararlanmanız mümkün değil. Fiyatları diğer cihazlara göre pahalı olan bazı navigasyon cihazları yine telefonunuzun hattını kullanarak trafik verilerine ulaşabiliyorlar.

Yalnız piyasada satılan bu cihazların fiyatları hem 300-400 TL dolaylarında hem de güncelleme yapılıp yapılmayacağı belirsiz. Bu cihazlara bu parayı verip birkaç sene sonra çöpe atmanız olası. Bunun yerine telefon ve/veya tablet bilgisayarınıza navigasyon özelliği olan bir yazılım yüklemeniz daha mantıklı.

Cihazınızda GPS ve 3G bağlantınız varsa bu tür sistemlerden rahatlıkla faydalanabiliyorsunuz. Üstelik birkaç eklemeyle cihazınızı yol bilgisayarı haline de getirebilirsiniz.

Ben uzun bir süredir yine bir Rus firması olan Navitel’i kullanıyorum. Navitel de Yandex gibi trafik yoğunluğunu gösterebiliyor. Navitel’in uygulaması ile ilgili başka bir yazıda detayları aktaracağım. Şimdilik Navitel ile Yandex arasında gördüğüm farklılıkları belirterek devam edeceğim.

Android platformunda denediğim Yandex’in uygulaması oldukça hızlı çalışıyor. Zaten Maps uygulamaları ve Maps içindeki Panorama özelliği de çok yüksek performansta çalışmaktaydı.

yandexle-olimpiyat

Yandex’le Atatürk Olimpiyat Stadı’na…

İlk bakışta standart navigasyon işleri için Yandex oldukça yeterli gözüküyor. Navigasyon sistemlerinde bir diğer önemli nokta da düzgün ve mantıklı rota tespiti. Hatırlarsanız Apple kendi harita sistemine geçtiğinde haritaya güvenen kullanıcılar oldukça mağdur oldular. Keza geçmişte Google Maps’in Türkiye’de henüz tamamlanmamış yolda 20-25 km topraktan gitmemizi zorlamışlığını da yaşamışlığım vardır. Bu noktada Yandex haritalar oldukça yeterli tutarlılıkta yol tarifleri sunmaktaydı aynı algoritmaları navigasyonda da kullandıklarına göre çok büyük sıkıntı yaşatmayacaktır.

Henüz yol testi yapamadım ancak birkaç gün içinde yol testi sonuçlarını ve izlenimlerimi de burada paylaşacağım.

Son olarak Yandex Navi’ye navi.yandex.com.tr adresinden Google Play ya da Apple Store‘dan indirebilirsiniz. QR readerınız varsa yandaki QR kodunu da kullanabilirsiniz.

Mobil Cihazlarda Dolmuş Keyfi!

Özellikle mobil cihazlar ve sosyal ağın genişlemesiyle PC ve konsol oyunları konusunda bir gelişme elde edemesek de artık oyun geliştirme platformlarının da gelişmesi sonucunda mobil oyun konusunda çok güzel örnekler çıkmaya başladı.

Yıllar önce aklımıza gelmiş bir projenin yapıldığını görmek biraz üzse de birinin çıkıp yaptığını görmek daha fazla sevindiriyor. Böyle olunca da oyunla iglili birkaç kelime yazmak istedim.

Oyunun adı Dolmus Driver, arayüzü tamamen ingilizce yapılmış olsa da tüm sesler, oyun kurgusu bize özgü. Oyun oynanış türü Sega’nın 2000’de yayınladığı Crazy Taxi’ye benziyor. Tabi bu bir kopyalama olarak algılanmamalı. Örneğin Worms ile Angry Birds arasındaki benzerliğe bakabiliriz. İki oyun da benzer oyun temelleri üzerine kurulmuş ancak alttaki kurgu farklıdır.

Oyuna geri dönersek, oyundaki üç dolmuş hattında üç farklı model minibüsü kullanarak durakta hatta orta refüjde bekleyen yolcuları toplayarak para ve zaman kazanıyorsunuz. Yolcuları checkpointlere getirdiğinizde yani indi bindi yaptırdığınızda para kasanıza ekleniyor. İndi bindi olayını checkpoint olarak kullanmak oldukça güzel bir çözüm olmuş. Tebrikler!

Araç hızı ilerledikçe hızlanıyor. Bu hız yetmezse aracınızdaki NOS’u çalıştırarak daha da hızlanabiliyorsunuz. Tabi İstanbul trafiği malum. Zamanında varmak için emniyet şeridini kullanabiliyorsunuz. Fakat EDS var hemen bir polis aracı arkanıza gelip ceza yazıyor. Üstelik EDS’te ara sıra polis engelleri var. O yüzden siz siz olun EDS şeridini kullanmayın. Ne gerçekte ne de oyunda!

Dolmus-Driver-2

İlk olarak Beşiktaş-Taksim hattında başladığınız oyunda 400.000 TL topladığınızda Bakırköy-Taksim hattına geçebiliyorsunuz. Metrobüsünden Unkapanı köprüsüne kadar gerçeğine yakın parkurda yine para kazanabiliyorsunuz. Üçüncü hat olan Kadıköy-Taksim hattını da yakında oyunda göreceğiz. Ama bana kalırsa Bostancı-Taksim hattını yapmaları gerekir. O dolmuş Ziverbey’den geçmeli o kadar!

Tabi tam yeri gelmişken seslendirmeler de çok iyi. Oyunun arayüzü ingilizce demiştik ama seslendirmeler tamamen Türkçe. Dolmuş jargonundaki pek çok kelimeler oyuna güzel bir şekilde eklenmiş. Birkaç tanesini yazmadan olmaz:

10 Liranın Üstü Vardı

Şu bacaklarını toplayabilir misin bilader?

Şöför bey gaz kosu mu geliyor?

 

Bu kalıplaşmış sözler haricinde eğlenceli sözler de var:

Herkese benden Kadıköy!

Işınla bizi Scotty!

Şöför bey çok ani fren yapıyorsunuz içimiz çıktı burada!

İneceğim yer ne kadar müsait olabilir?

 

Benim favorim ise “Beşiktaş ne kadar? Ama iki tane Beşiktaş. Ne kadar?”

Son olarak nasıl oynayabiliriz onu söyleyelim. Oyun Android ve Apple AppStore’da var. Android kullanıcıları ücretsiz oynayabilirken iOS kullanıcıları cüzi bir fiyat karşılığı (iPhone için 1.79 TL, iPad için de 3.59TL’den) oyunu yükleyebiliyorlar.

Mobil Cihazlara Göre İndirme Linkleri

Android için Google Play: https://play.google.com/store/apps/details?id=gripati.game.dolmusdriver
iPhone için AppStore: https://itunes.apple.com/app/dolmus-driver/id663670624
iPad için AppStore: https://itunes.apple.com/app/dolmus-driver-hd/id592412693

 

Google’ın 1 Nisan Şakaları (2013)

Google her yıl 1 Nisan’da ilginç şakalar yapmayı gelenek haline getirdi. Google’ın bu şakaları Türk internet camiasında da yankı buldu.

Bunlardan en önemlisi YouTube’un kapatılmasına yönelik olan açıklamaydı. Gerçi bunu daha önce tecrübe etmiş bir ülke olduğumuzdan şaka ne kadar yerine gitti, söylemek güç. Hazır kapatma derken yakın zamanda MSN Messenger kapatılacak. ( Bu son söylediğim kesinlikle 1 Nisan şakası değil)

Google Maps Define Haritası

Google Maps Define Haritası

Konumuza dönersek, YouTube dışındaki bir diğer öne çıkan Google muzipliği ise Google Maps’teki define haritaları idi.

“İki boyutlu olarak elle çizilmiş bölgelerde keşfe çıkın”, “Korsanlara Dikkat” gibi ifadelerle define avcılarına da hizmet verilmiş oldu böylece(!)

Bu arada ben baktım, İstanbul’da define yok…

Bugün gündemde olan son özellik ile Google’un koku duyusu ile arama yapabildiğini iddia ettiği Google Nose (Burun) özelliği.

Tabi bunlar basına yansıyanlar. Google servislerini kullananlar pek çok muzipliğe şahit olabiliyorlar. Bunlardan biri de Google’ın Analytics servisinde. Web sitesindeki ziyaretçileri nereden bağlandığını gösteren haritada Uluslararası uzay istasyonu da gözüküyor:

Google Analytics - International Space Station

Google Analytics – International Space Station – Control Room

Bu ve benzeri pek çok muzipliği 1 Nisan tarihinde Google servislerini dolaştığınızda görebilirsiniz.

Son olarak 2012’de Google’ın yaptığı 1 nisan şakalarında da göz gezdirmenizi öneririm.